Bolu Gezilecek Yerler

Bolu Gezilecek Yerler başlıklı bu yazımızda sizlere Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan Bolu ilimizi tanıttık. Bolu’da hangi mevsimde nerelere gidilir, nerelerde hangi aktiviteler yapılır, hangi yiyecekler Bolu’ya özgüdür, Bolu’ya ola ki yolumuz düşse buraya gelmişken kesinlikle görmeden gitmeyin dediğimiz yerler nerelerdir? Bu soruların cevabından bahsettik.

Bolu Tarihi
Bolu Tarihi

Bolu Tarihi Hakkında Kısa Bilgiler

Bolu’ya ilişkin gezilecek yerlere geçmeden evvel sizlere Bolu’nun tarihi ve Bolu ile özdeşleşen Bolu Beyi ve Köroğlu Hikayesi hakkında kısaca bilgiler verelim.

Bolu’ya Türkler 1080 yılında Malazgirt Savaşıyla birlikte gelmişlerdir. Türkmenlerden önce Bolu’nun tarihi Hititlere dayanır. Sonrasın da Frigler, Persler ve Makedonya gibi birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı görülür.

Bolu’nun ismi ise ilk olarak Romalılar döneminde Claudiopolis olarak anılmıştır. Türkler daha sonra fethedince Claudiopolis ismini kısaltıp sadece polis diye adlandırdılar. Sonrasında ise zamanla halk arasında değişerek Bolu oldu.

Osmanlı Devleti kurulduktan sonra, Bolu’nun tamamen fethedilmesi Orhan Gazi döneminde (1324-1326) yıllarında olmuştur. Osmanlı döneminden sonra ise Kurtuluş Savaşı döneminde İzmir’in işgalinden sonra Bolu’nun ilçesi olan Gerede’de Bolu’nun İlk Müdaafa-i Hukuk Cemiyeti oluşturulmuştur.

Cumhuriyet tarihine baktığımız da ise 10 Ekim 1923 tarihinde Bolu il ünvanını kazanmıştır. Bolu denilince akla ilk gelen ise bir kahramanlık hikayesidir. Köroğlu destanı olarak adlandırılan bu hikayenin detaylarına değinelim şimdi de.

Köroğlu Destanı
Köroğlu Destanı

Köroğlu Destanı

Köroğlu zalim Bolu Beyine zulmü karşısında boyun eğmemiş ve ünlü bir destana konu olmuş halk kahramanıdır. Asıl adı Ali Ruşen’dir. Yaşamı hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bununla birlikte yaşamına dair 1579-1581 yılları arasında Anadolu Beylerbeyi’ne, Köroğlu’nun yakalanması için emirler yazılması ve aynı yıllar içinde Bolu Beyi ile olan kavgası, kahramanın varlığını gösterir niteliktedir.

Babasının gözlerine zalim Bolu Beyi tarafından mil çektirilerek cezalandırıldığı için  halk arasında Köroğlu diye adlandırılmıştır. Aslında zulme karşı dik duruşu ile zalime boyun eğmemiş ve hem babasının intikamını almak hem de zulme maruz kalmış halkın hakkını korumak amacıyla başkaldırmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu için XVII. yüzyıl tarihi duraklama dönemidir. Bu dönemde merkeze bağlı olmayan teşkilât sisteminin yeterince arttığı, bu sebepten dolayı sadrazama ve saraya bağlı valilerin, beylerin zaman zaman kendi kafalarına buyruk şekilde sorumlu oldukları halka zulmedebildikleri bir dönemdir.

Rivayete göre bu zamanda yaşadığı düşünülen Köroğlu ve Bolu Beyi Süleyman Bey, emri altında yıllarca görev yapmış seyislerinden birine (Köroğlu’nun Babası) emrini yerine getirmediği kanaati gereğince hiddetlenerek gözlerine mil çektirmiştir.

Bolu Bey’i zalim, merhametsiz bir adam ve yöneticiydi. Bundan dolayı emrini zamanında yerine getirmemiş olan seyisin gözlerini hiç düşünmeden kör ettirmiş ve sıska bir ata bindirip kaleden dışarı attırmıştır.

Yaralı seyis at sırtında yolda kalınca sesini çok iyi tanıyan cılız atının kulağına eğildi ve “Dünya artık bana zindan oldu, beni köyüme götür” dedi.

Gözleri kör olan ve artık en sevdiği işi, seyisliği yapamayan Yusuf, zayıf tayla birlikte evine döndükten sonra Oğlu Ruşen Ali’ye (babası kör olduktan sonra artık lakabı Köroğlu olmuştur) talimat verir ve verdiği talimatlar doğrultusunda tayı büyütmesini ister.

Köroğlu, babasının verdiği talimatlara göre tayı yetiştirir. Yetişen tay mükemmel bir at haline gelir ve adına Kırat denir. Kırat da Köroğlu destanında kahramanı Köroğlu kadar ünlenir(hatta Bolu’nun merkezinde atı ile birlikte Bolu’nun sembolü haline gelen Köroğlu heykeli bulunmaktadır).

Kör Yusuf, gözlerine mil çektiren zalim Bolu beyinden intikam almak için ant içer. Rivayete göre gözlerini açacak ve onun intikamını almasında yardımcı olacak gücü kılacak üç sihirli köpüğü içmek için oğlu Ruşen Ali ile birlikte pınara giderler. Fakat, Köroğlu babasına getireceği bu köpüklerin hepsini kendisi içer, bu köpükler ona yiğitlik, şairlik ve sonsuz bir güç kazandırır.

Babası ise artık o saatten sonra kaderine boyun eğer lakin oğluna yemin ettirir ve intikamını almasını söyler. Köroğlu o vakitten sonra Çamlıbel’e yerleşir. Çevresine ne kadar yiğit varsa toplar ve babasının intikamını almak için fırsat kollar.

Köroğlu Kıratla birlikte zapt edilemez hale gelmiştir. Bir gün Çamlıbel’den geçen kervancının yolcularından birinin malını çaldığını ve dövdüğünü görmüştür. Haksızlığa tahammülü olmayan Köroğlu bir kılıç darbesiyle kervancının başını uçurmuştur.

Dövülen genç yolcu ise “Sen beni o hırsız ve zalim kervancının elinden kurtardın bundan sonra kabul edersen senin kulun kölen olayım” dedi. Köroğlu o kervanın Bolu’ya Bolu beyine eşya götürdüğünü öğrenince beklediği fırsatın bu olduğunu düşündü ve gence adını sordu.

Genç Ayvaz diye cevap verdi. Ayvaz’a olup biten hikayesini anlattıktan sonra kervanla birlikte yola çıktılar. Halkını haraca kesen zalim Bolu Beyi’ne karşı artık iki tane düşman vardı. Bolu’ya yaklaştıklarında bir kale vardı. Kalenin mazgallarından hüzünlü bir ses duydular.

Ses türkü de kendisinin Bolu Beyi kızı olduğundan zalim babasının kendine dahi zulm ettiğinden kimseyi sevmesin diye kalelere mahsur edildiğinden bahsediyordu.

Köroğlu ise hem bir yiğit hem de aynı zaman da halk ozanı idi. Eline sazını aldı ve kıza kendisini kurtaracağını söyledi. Şehre girdiklerinde şenlikler vardı. Köroğlu elbisesini çıkardı ve güreşen pehlivanların arasına katıldı. Tüm güreşler sonunda Köroğlu hepsini alt etmişti. Zalim Bolu Beyi bu yiğidi tanımak istedi ve huzuruna çağırttı.

– Yiğidim sen kimlerdensin kimsin de bakalım? Seni bu yiğitlikle muhafızlarıma bey yaptım dedi. Köroğlu da: “Bre zalim ben senin gözlerine mil çektirdiğin Kör Yusuf’un oğluyum der. Kılıcını çıkarttığı gibi Bolu Beyinin kellesini uçurur. Bolu halkına adaleti ve huzuru getirir.

Daha sonra hemen dostu Ayvaz’ı kale’ye gönderir. Beyin kızını getirtir ve evlenirler.

Destanlar incelendiğinde hemen hemen hepsinde ilk Türk destanı Oğuz Kağan destanının yansımaları olduğu görülür. Bu destanlar Türk dünyasında ortak dönem anılarını yansıtan ilk edebî eserler olarak çok önemlidir. Köroğlu’nun şu sözleri yüzyıllar boyu dilden dile dolaşmıştır.

Köroğlu Türküsü

Bizden selâm olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından, kalkan sesinden
Dağlar sada verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır.

Benden selam olsun Bolu Beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
At kişnemesinden kargı sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir

Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu düşer mi eski şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çevre dolup şalvar ıslanmalıdır

Bu kadar tarihi bilgi edindikten sonra sıra geldi Bolu’da Gezilecek En Güzel Yerler konusunu incelemeye.

Bolu’da Gezilecek Tarihi Yerler

Seben Kaya Evleri
Bolu Gezilecek Yerler: Seben Kaya Evleri

Seben Kaya Evleri

Solak Kaya evleri olarak da bilinen Seben Kaya Evleri Seben ilçesinin Solaklar köyünde bulunmaktadır. Seben ilçesi Bolu Merkeze 53 km uzaklıktadır. Dağların iç kısmındaki mağaralar oyularak ve şekillendirilerek yapılan kaya evlerinin, Frikyalılar tarafından Milattan önce 1200 ‘lü yıllarda inşa edildiği düşünülmektedir. Özellikle dağları tercih etmelerinin nedeninin düşman ve savaşlardan kaçmak ve korunmak amacıyla olduğu ve bunun için dağın iç kısımlarında kendilerine mağaralarla yeni bir yaşam alanı oluşturdukları düşünülmektedir.

Yukarı Taşhan
Bolu Gezilecek Yerler: Yukarı Taşhan

Yukarı Taşhan

Osmanlı Dönemine ait olan Yukarı Taşhan aslında tarihte tam da kervansarayların ticaret yapacakları şehire giderken yol üzerinde uğrayıp dinlendikleri bir mekândır. Bu han, girişinde bulunan kitabeye göre 1804 yıllında Serevvab Hacı Abdullah Ağa tarafından yaptırılmıştır. Bu handa toplam da 30 oda bulunmaktadır. İki katlı olan han revaklı odalardan oluşmaktadır. Yapımında tamamen kesme taş kullanılmıştır. Bu hanın girişi doğu tarafında olup girişinde büyük bir ahşap kapısı bulunmaktadır. Günümüzde bu handa çoğunlukla kitapçılar bulunmaktadır.

Yıldırım Bayezit Camii
Bolu Gezilecek Yerler: Yıldırım Bayezit Camii

Yıldırım Bayezit Camii

Yıldırım Bayezid Camii adını aldığı Yıldırım Beyazıt’ın şehzadeliği sırasında medrese ve kütüphane ile birlikte 1382 yılında yaptırılmıştır. Bolu Merkez Büyükcami mahallesinde bulunan caminin medresesi ve kütüphanesi bugünlere kadar ulaşamamıştır. Çifte minareli tek kubbeli bir camidir. İki katlı olan cami kesme taştan yapılmıştır. Kubbesi çokgen kasnaklı olan caminin, iç süslemelerinde Osmanlı dönemine ait nakış işi motifler görebilirsiniz.

Akşemseddin Türbesi
Bolu Gezilecek Yerler: Akşemseddin Türbesi

Akşemseddin Türbesi

Bolu’nun Göynük ilçesi Cuma mahallesinde yer alan Akşemseddin Türbesi  Akşemseddin adına Osmanlı döneminin padişahlarından olan Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış tarihi eser bir yapıdır. Akşemseddin (- )-1479 yılları arasında yaşamıştır. Asıl adı Şemsettin Mehmet olan Akşemseddin Fatih Sultan Mehmet’e hocalık yapmıştır. Aslen memleketi Şam’dır. Döneminin önemli mutasavvıflarındandır. (Tasavvuf inancını benimseyerek kendini Allah’a adamış kimse)

Eğitimini Anadolu’da tamamladıktan sonra tasavvuf hayatı Ankara’da Hacı Bayram Veli’nin yanında başlamıştır. İstanbul ‘un fethi esnasında Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine bulunmuştur. Fetihten sonra Göynük’e yerleşmiş ve orada vefat etmiştir. Fatih Sultan Mehmet tarafından bu türbe hocası adına yaptırılmıştır. Türbe kubbeli, altıgen yapıda kefeki taşından yapılmıştır. Türbe de Osmanlı dönemine ait ağaç süslemeleri, kabartma yazı ve süsü, renkli ve camlı alçı ile süslemeleri pencerelerinde görebilirsiniz.

Bolu’da Gezilecek Doğal Yerler

Gölcük Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Gölcük Tabiat Parkı

Gölcük Tabiat Parkı

Gölcük Tabiat Parkı sunmuş olduğu muhteşem göl ve orman manzarasıyla turistlik amaçla ziyarete gelenlerin dışında Bolu’nun merkezine 13 km uzaklıkta olması sebebiyle Bolu halkının da sıklıkla ziyaret ettiği parklardandır. Gölcük Tabiat Parkı Giriş Ücretleri; yaya 5 TL, bisiklet 5 TL, otomobil 15 TL, minübüs 45 TL ve otobüs 75 TL şeklindedir. Giriş yaptıktan sonra araçlarınızı park edebileceğiniz park alanları bulunmaktadır. Park alanından piknik ve göl alanına yürüyerek devam etmek zorundasınız. Şehir merkezine yakın olmasının sebebi Gölcük gölünün suni bir göl olmasından kaynaklıdır. Ancak gölün ormanlık alanla buluşması o derece mükemmel olmuş ki manzarası görenlerde hayranlık uyandırmaktadır.

Gölün kenarında ki Orman ve Su İşleri Bakanlığına ait olan ressamlara ilham veren, kartpostallarda yer alan aslında birçok kişi tarafından Abant ta olduğu düşünülen ama aslında Gölcük de olan o harika ev ile göl bütünleşmiş durumda.

Gölün etrafı yaklaşık 1.5 km civarındadır. Göl etrafında yürümek ve bisiklet kullanmak iyi bir tercih olacaktır. Çünkü içeride araba trafiği yoktur. Oldukça sessiz olan gölde, tek ses kuşların ve insanların sesidir.

Orada en çok hoşunuza gidecek olan şey arkadan arabamı geliyor diye düşünmeden bisiklet sürmektir. Gölün etrafındaki kayın ve köknar ağaçlarının yansımasını gölün üzerinde görmek, nilüfer yapraklarının su üzerinde ki hareketlerini izlemek ruhunuzu dinlendirecektir.

Bunun yanında piknik yapmak isteyenler için gölün etrafı düz yeşil alanlarla çevrilidir. Piknik yapmak istemeyenler için ise restoran, kafe gibi imkanları bulunmaktadır. Yazımızın ilk başında bahsettiğimiz gibi konaklamak üzere Gölcük Tabiat parkına geldiyseniz ve bunun için göle yakın bir yerler tercih ediyorsanız bungalov evleri mevcuttur.

Yedigöller Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Yedigöller Tabiat Parkı

Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller Milli Parkı’nda heyelanların oluşturduğu 7 adet göl bulunmaktadır. Seringöl, Nazlıgöl, Deringöl, Büyükgöl, Küçükgöl, Sazlıgöl ve İncegöl aralarında 100 metre yükselti farkı olan 2 adet platoda yer alır. Burada ki göllerden olan Büyükgölün bir özelliği de canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amacıyla kullanılıyor olmasıdır.

Yedigöller 1965 yılında Milli Park olarak korunma altına alınmıştır. Sadece gölleriyle değil çeşitli bitki örtüsü ve doğasıyla da dikkat çekmektedir. Çok sayıda bitki türü bulundurur. Bunlardan bazıları; kayın, gürgen meşe, sarı ve karaçam, köknar, fındık, kızılağaç, akçaağaç, Karaağaç’tır. 4 mevsim ayrı bir doğa manzarası olan göllerin ve doğanın en güzel görüntüsünü Sonbahar mevsiminde oluşmaktadır. Yeşilin ve sarının her tonunu bu mevsimde görebilirsiniz. Hafiften esen rüzgârla birlikte yaprakların hışırtılarını dinlemek size ayrı bir huzur veriyor.

Yedigöller günü birlik seyahatlerin yanında daha çok kamp yapmak isteyenlerin tercih ettikleri bir milli parktır. Kamp severler için uygun çadır kurma alanları ve hazır kurulmuş çadırları kiralama imkanı bulunmaktadır. Kamp yapma sırasında yürüyüş yapma, bisiklete binme, ATV ile gezinme gibi aktiviteleri de yapabilirsiniz. Yürürken aniden önünüzden geçen sevimli sincaplar sizin gülümsemenize neden olan başka nedenlerden birisidir.

Eğer hobilerinizden biri fotoğraf çekmekse kesinlikle burayı ziyaret etmelisiniz. Çünkü karelemek isteyip de yakalayacağınız öyle çok anlar var ki. Tercihiniz kamp yapmak olmayabilir ve konaklamayı Yedigöller Milli Parkı’nda yapmak isteyebilirsiniz bunun içinde size Habitat Mesire evlerinde konaklama imkanı sunuyor.

Yedigöller Milli Parkı Giriş Ücretleri ise; yaya 6 TL, otomobil 12 TL, otobüs 45 TL, çadır kiralamak 35-45 TL, bungalov evleri 350-700 TL arasındadır.

Abant Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Abant Tabiat Parkı

Abant Tabiat Parkı

Bolu denilince akla ilk gelen Abant Tabiat Parkı şehir merkezine 34 km uzaklıktadır. Abant gölü doğal göllerden olup krater ve birikinti gölüdür. Gölün etrafı yaklaşık olarak 7 km dir. 1988 yılında Tabiat parkı ilan edilip koruma altına alınmıştır.

Tabiat parkında kayın, gürgen, kavak, kestane, göknar gibi birçok ağaç türü bulmanız mümkün. Abant Tabiat parkı doğası ve gölü ile ünlü olması kadar kendine yakın olan yaylaları ile de meşhurdur. Bunlardan samat yaylasının size sunmuş olduğu geniş ve düz yeşillik alan sayesinde rahatça çadır kurabilirsiniz.  Samatın kendi köyünden olan halkının sahip oldukları atlarla kısa bir yayla turu yapabilirsiniz.

Ayrıca yamaç paraşütü denilince akla ilk gelen yer her ne kadar Fethiye‘de olsa, Mudurnu ilçesinin köylerinden Örencik Köyüne ait Örencik Yaylasında 30 ve 180 metre yükseklikteki düz ve geniş uçuş alanları aktiviteyi yapmak için uygundur.

İlk yamaç paraşütü deneyimini burada yaşamak isteyenler için fiyatları 150-200 TL arasındadır. Abant gölü Türkiye’de ilk Alabalık tesisinin üretildiği yerdir. Abant’ta bulunan ve Seyir tepesi de denen yüksek tepesinden Gölün doğa ile buluşmasına kuş bakışı yapmanız mümkün.

Abant’ta Yürüyüş, piknik yapmak, at binmek, yamaç paraşütü, bisiklet kullanmak, balık tutmak, kampçılık, fotoğraf çekimi gibi aktiviteler ile uğraşabilirsiniz. Konaklamak için gölün etrafında birden fazla otel imkanı ve piknik yapmak istemeyenler için restoranlar mevcuttur.

Abant Tabiat Parkı Giriş ücretleri; şahıs 6 TL, bisiklet 6 TL, otomobil 8 TL, otobüs 49 TL, çadır günlük kira bedeli 34 TL, karavan günlük kira bedeli 40 TL şeklindedir. Abant birden fazla doğa sporu yapmanın mümkün olduğu, doğa ile baş başa kalabileceğiniz, yeşilin ve mavinin tadını çıkarmak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yer.

Sünnet Gölü Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Sünnet Gölü Tabiat Parkı

Sünnet Gölü Tabiat Parkı

Bolu’nun Göynük ilçesinde bulunan Sünnet Gölü heyelan sonucu meydana gelmiştir. Bolu da ki diğer göllerden farkı gölün ortasında yapay bir ada bulunmasıdır. Adanın üzerinde bulunan kaz ve ördekler göl ile özdeşmiş durumdalar.

Gölün içerisinde alabalık ve mercan türleri bulunuyor sayı olarak azalmaması için yalnızca olta ile tutulmasına izin veriliyor. Siz gölün etrafında ki patika yollarda yürüyüş yaparken çocuklarınızın vakit geçirebileceği bir çocuk parkı bulunmaktadır.

Göl etrafında ki değirmenler sizin dikkatinizi çekecek diğer manzaralardan çünkü arka planda bir değirmenin bulunduğu fotoğraf karesinde bulunmak çok otantik olacaktır. Ayrıca göl etrafında bulunması zor olan ağaç türlerinden biri olan dağ böğürtleni ağaçları var, toplaması bulması kadar zor ama bir o kadar da şifalı ve lezzetli olan dağ böğürtleni sevenler kendilerini cennette düşünebilirler.

Ailecek geçirilecek güzel ve huzurlu bir günün sonunda gün batımının göldeki oluşturduğu manzarasını izlemek sizi ayrıca keyiflendirecektir. Su bisikleti kullanmayı sevenler için gölde birde su bisikleti bulunmaktadır. Kısacası Sünnet Gölü size kendinizi bir masalda hissettirecek kadar özel ve eşsiz güzellikler sunan doğa harikasıdır.

Sünnet Gölü Tabiat Parkı girişi ücretsiz olup sadece park alanı 10 TL dir. Burada günün sonunda konaklamak isteyenler için göle yakın bir tane otel bulunmaktadır.

Göksu Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Göksü Tabiat Parkı

Aladağ Göksu Tabiat Parkı

Aladağ Göksu Tabiat Parkı Bolu’nun Yedigöllerden sonra en çok kamp yapılan ikinci tabiat parkıdır. Bunun birinci sebebi ulaşımı kolay olması, şehir merkezine yaklaşık olarak 35 dk kadar uzaklıkta, ikincisi ise geniş çadır alanları bulundurmasıdır. Aladağlar Tabiat Parkı diye de geçmektedir.

Aladağ(Göksu) göletinin ziyaretçilerini kamp yapmayı sevenlerin dışında birde balık tutma meraklıları oluşturuyor. Çünkü gölette yenilebilecek birçok balık türü var oltasını alan kendini gölün kenarında buluyor diyebiliriz. Tabi ki tuttuktan sonra onu birde mangalda pişirme aşaması var ki tuttuğun balığı pişirip yemek bunu hobi edinmiş insanlar için anlatılmaz yaşanılır bir duygudur.

Burada düzenli bir tesis alanı yok daha çok kendi imkanlarınızla bir şeyler yapıyorsunuz. Çok keşfedilmemiş bir ortam olması sebebi iyi bir özelliği iken ihtiyaçlarınıza tam olarak karşılık vermemesi sebebi ile biraz canınız sıkılabilir.

Bunun yanında yayla evleri hoşunuza giden bir diğer unsurlardan olabilir. Dağ ortamı ve yükseltisinin fazla olması sebebi ile şehir merkezi ile arasında neredeyse 5-10 derece kadar oynar daha soğuk bir ortama hazırlıklı gitmenizde fayda vardır.

Aladağ Göksu Tabiat Parkı Giriş Ücreti; otomobil 12 TL, çadır başı 25 TL şeklindedir. Araba ile kamp yapacağınız alana kadar ilerleyebilirsiniz.

Sülüklü Göl Tabiat Parkı
Bolu Gezilecek Yerler: Sülüklü Göl Tabiat Parkı

Sülüklü Göl Tabiat Parkı

Sülüklü Göl Tabiat Parkı heyelan seti gölü şeklinde 1703 yılında oluşmuştur. Bolu ile Sakarya ili arasında Bolu’nun ilçesi olan Tavşansuyu köyünde yer alır. Gölün sıra dışı bir görünümü vardır. Bu sıra dışılık heyelanla oluşan gölün çökme esnasında ve sonrasında çevresindeki bulunan ağaçların su üstünde kalmaya devam etmesi ile oluşmuştur. Yani yaklaşık 300 küsur senedir suyun üzerinde çürümeden kalan ağaçların yaz sonu suların çekilmesiyle ortaya çıkardığı manzara oldukça ilginç ve görülmeye değerdir.

Gölün içerisinde kızılkanat, gökkuşağı alabalığı, alabalık gibi birden fazla balık türü bulunmaktadır. Avlanmak yasaklanmıştır. Göl çevresinde herhangi bir inşaat falan yapılamadığından etrafında otel, kafe, restoran gibi tesisler bulunmamaktadır. Ayrıca Göl çevresinde kamp yapmak için izniniz olmalıdır. Bu nedenle ziyaretçileri genellikle günü birlik turlarla konaklama yapmadan dönerler.

Eğer Sülüklü Göl’e kendi aracınız dışında turlarla geliyorsanız yollarının virajlı ve dar olması sebebi ile otobüs gibi büyük taşıtlar için elverişli olmadığını ve Tavşanlı köyündün yaklaşık 9 km yürümeniz gerektiğini bilmeniz gerekir. Sülüklü Göl’e fotoğraf çekme merakınız için gidiyorsanız bunu yaz ve sonbahar mevsimlerinde yapmalısınız. Bunun dışında bisiklete binmek, ATV kullanmak, doğa yürüyüşü yapmak gibi başka aktivitelerde burası için uygundur.

Akkaya Travertenleri
Bolu Gezilecek Yerler: Akkaya Travertenleri

Akkaya Travertenleri

Bolu Akkaya Travertenleri merkeze 10 km uzaklıkta bir tesistir. Bir kısmı piknik yapmak, yürüyüş yapmak isteyen ziyaretçiler için yeşil alandan oluşurken diğer kısmı da size Pamukkale de ki gibi mineral bakımından zengin suyun içindeki karbon gazı uçarak geride bıraktığı ve zamanla biriktirdiği kireçlerden kendiliğinden beyaz kayalar dediğimiz travertenleri oluşturuyor.

Tesisin içinde maden suyu çıkış noktası ve çeşmeleri de bulunuyor aynı zamanda girişte sizi maden suyundan oluşan ve sıcaklığı 20 derece üstü olan havuz karşılıyor. Akkaya Travertenleri giriş ücreti; otomobil 15 TL, kişi başı 5 TL ve havuza giriş 15 TL şeklindedir.

Doğal maden suyunun tadının güzel olması yanında birde şifa özelliği bulunuyor. Sivilce, akne ve mantarlara iyi geldiği vücut kaşıntısını giderdiği bilinmektedir.

Bolu’da Kışın Gezilecek Yerler

Kartalkaya Kayak Merkezi
Bolu Gezilecek Yerler: Kartalkaya Kayak Merkezi

Kartalkaya Kayak Merkezi

Şehrin merkezinden 38 km uzaklıkta olan Kartalkaya Türkiye’de kayak merkezi dendiğinde akla gelen ilk yerlerden biridir. Bölgenin kartallarının mesken yerleri olması sebebi ile ismini burdan alır. Yüksekliği 2200 metre, kar kalınlığı 3 metreyi bulur. Sürekli gelişmesiyle bugün pistleri birçok kayak severi kendine hayran bırakmaktadır.

Bitki örtüsü çam ve gürgen ağaçlarından oluşur. Ankara, İstanbul, Kocaeli, Sakarya gibi şehirlere yakın olması sebebi ile Bursa Uludağ’dan sonra en sık ziyaret edilen kayak merkezidir. Kartalkaya kayak severlere kış aylarında kısa bir tatil yapmak için rahat ulaşımı ve konaklama yönünden birçok otel imkanı ve alternatifi sunmaktadır.

Kaplıcalar

Sarot Kaplıcası
Bolu Gezilecek Yerler: Sarot Kaplıcası

Sarot Kaplıcası

Sarot Kaplıcası Mudurnu ilçesinin Taşkesti beldesinde yer alır. 1500 yıldan bu yana kullanıldığı bilinen tesis, Köy Muhtarlığı tarafından işletilmektedir. Ayrıca suyun sıcaklığının 60 dereceyi bulduğu, Hem içme, hem buhar hem de kür olarak kullanıldığı bilinir. Astım, siroz, kadın hastalıkları, kas ve kemik hastalıkları, sindirim sistemi, romatizma hastalıkları, uykusuzluk, stres gibi rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir.

Karacasu Kaplıcaları
Bolu Gezilecek Yerler: Karacasu Kaplıcaları

Karacasu Kaplıcaları

Termal Sular yönünden oldukça zengin olan Bolu ilinin merkezine en yakın ve meşhur kaplıcası Karacasu Kaplıcaları’dır. Günü birlik kullanılabilecek şifalı sular diye adlandırılan içme ve banyo kürlerinden aynı zamanda etrafında ki otellerde konaklayarak da uzun süreli faydalanılabilir.

Bolu Fizik Tedavi hastanesinin yakınında olan Karacasu Kaplıcaları aynı zamanda tedavi gören hastalar tarafından da kullanılmaktadır. Sularının Egzama, sedef, kas ve kemik hastalıkları, sindirim gibi rahatsızlıklara iyi geldiği bilinmektedir.

Bolu Mutfağı

Bolu yöresi doğal güzelliklerinin ve tarihinin yanı sıra mutfağı ile de oldukça tanınmıştır. İlçesi olan Mengen’den dünyaca ünlü aşçıları çıkmıştır. Hatta öyle ki Mengen aşçılarının tarihi padişah mutfaklarında bile görülür. Günümüzde ise özellikle turistik tesislerin ve ünlü otellerin birçoğunda Mengenli aşçıları görmeniz mümkündür.

1985 yılında Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi açılmıştır. Mengenliler tarafından ata mesleği olarak kabul edildiği için ilçede meslek çok rağbet görür. Her yıl Eylül’ün ilk haftasında Mengen’de Türkiye’nin tek “Aşçılık Festivali” yapılmaktadır. Tam bir festival tadında yaşanmaktadır. Yarışmalar, birden fazla sanatçının konserleri, değişik türdeki sergiler, spor müsabakaları gibi birçok aktiviteler düzenlenmektedir. Festivalin en beklenen ve merak edilen kısmı olmazsa olmazı tabi ki değişik türde hazırlanan şov yemeğidir.

Bolu yöresinde genellikle mutfak da sadece yemek yapmak amacıyla değil aynı zamanda oturma odası gibi de kullanıldığı için uzun zamanlar geçirilir. Bu yüzden yöre evlerinin geniş mutfaklı olmasına dikkat edilir. Eski zamandan kalma köy evlerinin ortak özelliklerinden bir tanesi ise bahçesinde tuğla ve topraktan yapılmış fırın bulunmaktadır.

Bolu Yöresel Yemekleri
Bolu Yöresel Yemekleri

Bolu Yöresel Yemekleri

  • Yoğurtlu Bakla Çorbası,
  • Ovmaç Çorbası,
  • Tarhana Çorbası,
  • Kızılcık Tarhana Çorbası,
  • Acı Su Bazlamacı,
  • Kabaklı Gözleme,
  • Ekmek Aşı,
  • Kedi Batmaz,
  • Patatesli Köy Ekmeği,
  • Mantar Sote,
  • Kaldırık Dolması,
  • Orman Kebabı,
  • Mengen Pilavı,
  • Kaşık Sapı,
  • Höşmerim,
  • Kaşık Atmaç,
  • Mengen Kuzu Güveç,
  • Paşa Pilavı,
  • Bakla Çullaması,
  • Kara Kabak Tatlısı,
  • Kabak Hoşafı,
  • Kızılcık Şurubu,
  • Karavul Şerbeti,
  • Saray Helvası şeklinde sıralanabilir.
Bolu Ulaşım Bilgileri
Bolu Ulaşım Bilgileri

Bolu Ulaşım Bilgileri

Bolu Ankara ‘ya 214 km uzaklıkta, İstanbul’a 291 km uzaklıkta tam arada kalan bir ilimizdir. Batısında Düzce(55km) ve Sakarya(125 km) Güneybatısında Bilecik(216 km) ve Eskişehir(218 km), Doğusunda Çankırı(207 km), Kuzeyinde Zonguldak(161 km), Kuzeydoğusunda Karabük(134 km) illeri yer alır. Birçok ilden ulaşımı rahat ve çabuktur. Hafta sonlarını geçirmek adına özellikle doğa ve sakinlik arayanlar için bulunmaz bir fırsattır.

Araç ile Ulaşım

Eğer kış aylarında Bolu’ya gitmeyi düşünüyorsanız ve kendi aracınız ile yola çıkacaksanız aracınızın ve lastiklerinizin uygun olması önemli bir kriterdir. Gölcük, Yedigöller, Abant ve Mudurnu yolları keskin virajları olduğu için kış lastiğinizin ve zincirinizin olması şarttır.

Toplu Taşıma

Hemen hemen her ilden Bolu’ya direkt otobüs bulabilirsiniz. Asıl sonrasında izlenecek yol önemlidir. Bunu da daha önceden hazırlamış olduğunuz bir gezi planı ile halledebilirsiniz. Konaklamak istediğiniz yerlere göre bir gezi güzergâhı belirleyip yola çıkmanızda fayda olabilir. Bunun yanında kendi aracınız yoksa ve Abant’a gitmek istiyorsanız Bolu Belediyesi’nin toplu taşıma araçlarından 22 numaralı hattı, Gölcük ‘e gitmek istiyorsanız da 23 numaralı hattı kullanabilirsiniz.

Bolu Konaklama
Bolu’da Konaklama

Bolu’da Konaklama

Öncelikle gezi planında nerelerde konaklamak istediğimize karar verdikten sonra ne tarz bir yer istediğimiz önemlidir. Fiyatı uygun, güvenilir ve temiz olan yerler her zaman ilk tercihimiz ise Bolu’da en uygun olan yer konumu itibariyle merkezde bulunan Bolu Öğretmen Evi olmalıdır.

Bir diğeri konumu Abant kavşağına yakın olan Bolu Dağı Polis Evi yine aynı bölge de olan Koru Otel konaklamak için ideal yerlerdendir. Kaplıca kültürü için gelmişseniz bunun için Gölcük Milli Parkına yakın Narven Termal Tesisleri ya da Mudurnu ilçesinde bulunan Sarot Termal Park konaklamak için uygun olan yerlerdendir.

Konaklama planınız da Abant Gölü ve çevresi varsa ilk olarak tercihiniz göl çevresindeki oteller olabilir. Ama Bunlar hoşunuza gitmez ise Abant Gölü yönüne giderken sizleri yolda bungalov evleri ve oteller karşılayacak.

Yedigöller’de amaç genellikle kamp yapmak olur eğer sizin böyle bir amacınız yoksa ve tercihiniz çadır kurmak olmayacaksa 350 liradan başlayıp 700 liraya kadar bulan Habitat Mesire Evleri var. Ayrıca Yedigöller yolu üzerinde bulunan Hindiba Doğa Evleri’de tercihiniz olabilir.

Bir diğer konaklama tercihiniz Gölcük Milli Parkı olabilir bunun için ise; Gölcük Kır Evlerini ya da Gölcük Milli Park yolu üzerinde bulunan ve aynı zaman da bir termal otel olan Thermal Bolu’da konaklayabilirsiniz.

Bolu Gezilecek Yerler başlıklı yazımız ilginizi çektiyse Rize Gezi Rehberi yazımızı da okuyarak Karadeniz’i daha detaylı tanıyabilirsiniz. Ayrıca bizi İnstagram üzerinden @yaz_tatilii adresinden takip edebileceğinizi unutmayınız.